18 Mart 2009 Çarşamba

yok olmuyorsun dostum yalnızca ölüyorsun



ölüyor ve dönüşüyorsun dostum.. mucizenin farkında mısın?

tanrıya inan demiyorum sana, gübre oluyorsun fark et... nasıl bir mucize bu farkında mısın? gübre demek, bok demek değil biliyor musun? toprağın yaşamını sağlar. sağlıklı yaşamını..

bir aziz der ki; en güzel güller en kaliteli gübrelerde yetişir..

bakıyorum ki, bir ölüm sürecindeyiz sürekli... sürekli bir yenilenme.
ölenler, ölecek olanlar.. tonlarca gübre.. görebiliyor musn?

ve bu mantıkla bakınca anlıyorum ki, bu memleketin taşı toprağı altın aslında. sokağa bir çıkıyorsun her yan gübre; karstan tut meclise, meclisten tut topkapıya, ordan tut balkanlara kadar gübre her yan..

düşünsene dostum:
tarımsal hayata geçiyoruz;ve bu ülkedeki verimsiz, işe yaramaz ot(!)ları toplayıp kompost gübre yapıyoruz. sonra bu hazırlanan gübreyi dağa taşa yayıyoruz.. herkes çalışıyor. istihdamı düşün... terleyen bedenleri ve verimli toprakları getir aklına.
kendine yeten insanlar düşün. özgür bireyleriye üreten toplumu ve ürettiği kadar tüketen toplumu...

ve olmayan kredi kartları borçlarını..!

sonra her toprak verimli oluyor ve kapalı ekonomi uygulamaya karar veriyoruz.

topraklar üzerinde yetişen domatesler, yanlarında yemyeşil nohutlar, kışın domates ve nohutların yerinde ıspanaklar; portakal bahçeleri, mor turplar, soğan ve sarımsak, kıpkırmızı elmalar, sapsarı ayvalar, mavi likapa meyveleri, yeşil ve kırmızı biberler diz boyunda, yazın ayvalara tırmanan fasülye sırıklarını düşün ...
manzarayı düşünebiliyor musun?

üstümüzden geçen bir uçak tarlalarımızın fotoğrafını çekiyor ve insanlarımız var gücüyle çalışyor. fotoğraflara bir bakıyoruz: hepimizin yanında, adeta gök kuşağından çaldığımız tarlalar var.

her mevsim, her gün yeni bir renk.. manzarayı düşünebiliyor musun?


haydi gübre yapalım dostum(!), bu vatan için oy vermene gerek yok. gübreni yap, kendine bak yeter aslında...

şimdiki ortamı düşünsene bi:

bangır bangır parti marşlarını açarak düşüncelerini değiştirmeye çalışıyorlar, olmadı seçim sonrası mahalle baskısı -e tabi kısmet bi dahaki seçime- ve her şeyi öyle sahiplenmişler ve öyle bir ego patlaması yaşıyorlar ki, o aptal sloganlarla bizi siktiklerini sanıyorlar...

sorarım başkan olacak cahillere; o kadar sahipleniyorsan bu toprakları, gübre olabilir misin daha verimli olması için? yada halkın iyi geçinsin diye gübre yapabilir misin?

ha tabi gübre fabrikası satın almak yada gübre ithal etmekten bahsetmiyorum.
gübre olmaktan bahsediyorum..!


bu topraklar için gübre olabilir misin söyle bana? o afişlere para verip, binlerce aptal slogan bulana kadar "sizin için gübre olurum" diyebilir misin?afiş paralarıyla genleriyle oynanmamış tohumları alıp bedava verebilir misin halkına? çapa yapabilir misin benim tarlamda? verimsiz geçerse mevsim aç kalabilir misin benimle? topraktaki yabani otları yolabilir misin o hassas
ellerinle? kışın kulubemde çatlakları ve sızan suların boşluklarının yamasını yapabilir misin benimle?


hiç olmazsa bahçemde yetişen güllerime gübre olabilir misin şimdi?

düşüncelerimi, yükses sesli dandik parti marşlarıyla değiştiremezsin, yada bi ufak slogana götümü satmam sana ben...
sen benim gübrem olana dek; alnımdan akan terimin kazancını vergi diye veremem sana! düşüncelerimi hastanelerdeki doktor adı altında "yasal torbacılara" emanet edemem. beynimi yıkatmak için öss'ye giremem...

ta ki sen gübre olup, bana mutlu bir hayat verene dek..

şimdi iyi düşün dostum:
yok olmuyorsun, yalnızca ölüyorsun.
"verimli" topraklar için...

milliyetçilik değil bu, öyle bir yobazlık ta yapma sakın. kendin için yap ne yapıyorsan. ancak dostun için gübre olabileceksen kendin için bişiler yapabilirsin. ancak öyle kendini korursun... ve birileri seni ancak o zaman korur.

oy ver benim için !

gübren olabileceklere oy ver !

21 yorum:

dem dedi ki...

avuç dolusu alkış! sana, bakış açına, bir de olabilen gübrelere...

kutup zencisi dedi ki...

bi "bok" olmaz bizden...

Rahat-sız Hatun dedi ki...

Kimse düşünmüyor..

zerdüşt dedi ki...

slmlar Dem:

teşekkür ederim beğendiğin için, fakat ben gübre olabilecek çok materyal görmeme ramen gübre yapmaya istekli çok kişi görmüyorum.. :(

saygılar :)

zerdüşt dedi ki...

Slm kutup zencisi;

"biz"den bırak bi bok olmayı, hitler'in yaptığı gibi eritsen sabun olmaz... :)

zerdüşt dedi ki...

Slm Rahatsız,

kimse, düşünmenin ne demek olduğunu da bilmiyor; yada unutturuldu. bunu da eklemek lazım.

çizgi hayat dedi ki...

hani insan bir şeyi beğendimi alkışlarken yavaş yavaş ayağa kalkarya işte böyle alkışlıyorum seni.ayakta.gerçekten dediğin gibi hükümete gelip başkan olmaktansa, eğer gökyüzünden tarlalarımızn fotolarının çekilmesini istiyorsak hep beraber gübre yapalım.bıarakalım başkanlığıda halka yaralı olalım.aç kaldık mı hep beraber aç kalalım...

gerisi önemli değil... dedi ki...

ben gübre olmak istemiyorum. mümkünse küllerimi uzaya döksünler. faydalı olmaya çalışmak faydasız :)

hem sonra benden beslenen otları yiyen canlıyı yiyen insanlarda benim amino asitlerim olacak. cık kaldıramam ben bunu, olanaksız, benim amino asitlerim bana aittir! gen bencildir! harbi bak!!!

emre dedi ki...

gübre yap beni yavrum

zerdüşt dedi ki...

Hoş geldin çizgi hayat :) belki çok az kalmıştır kim bilir?

zerdüşt dedi ki...

Slm gerisi önemli değil :)

Senin küllerinin uzaya dökülmesi ve başka bir insan bedeninde aminoasit, alyuvar, akyuvar yada herhangi bir parazit olmaması için en çok ben yardımcı olucam merak etme... ama sana kimden geçti aminoasitler kim bilir tabi?
:)

ha bide sevtap sana kalmaz bence, çünkü eminim o da bencilliğini paylaşan gruplardan birine dahil olur ki, onu anlayan biri çıksın... :)

harbi bak.. sevgiler saygılar :))

zerdüşt dedi ki...

slm anti kahraman emre;

ööle gübremi yap demekle olmaz bu işler. bana bi kere "şubuo" demen lazım.
yada senin gücün kuvvetin yerinde niye gübre oluyosun ki? çalış a.q. :) ehe

gerisi önemli değil... dedi ki...

hali hazırda yeterince gübre üretiyorum. onu da balıklar hallediyor. artık o balığı ne yiyorsa benden bir şeyler ona da geçiyor. ben balıkların zevi çevik ve ahlaksızını severim, valla bak!

sevtap diye birini tanıyorum. gen bencil olsa bile kendim olmadığımı düşünüyorum. ukala olabilirim ama, emin değilim! bazı konularda tevazu gösteremem. çünkü fazla tevazu kibirdendir. ciddiyim bak!

senin yazdıklarına takılmayı seviyorum. mesleğime yakın konularda yazıyorsun. aferin yaşa varol çok yaşa ellerine sağlık demek içimden gelmiyor. inanmasam bile karşıt fikir üretmek daha zevkli :)

sevtap diye birini hiç tanımadım. sevtap parman la bile tanışmadım, o derece. ama sevdim mi taparım, harbi bak!

gerisi önemli değil... dedi ki...

ha şu sevtap. o ismi neden kullandığını/kullandığımı şimdi hatırladım. yuhh bana...

zerdüşt dedi ki...

balıklarına iyi eğlenceler dilerim gerisi önemli değil :)

hatta senin gübren balıklar için besleyiciyse bana da yolla. evde 80lt biyotop akvaryumum var. şenlensin benim ufaklıklarda.. :)

sevtaba selam söyle benim için ama ben senin ne bencil nede ukala olduğunu düşünüyorum. lakin kibirli de değilsin kanımca.

bunlardan ötürü ki, ben de bana takılmandan hoşlanıyorum. hem prim de yapıorm sayende. bilgilerim bile taze kalıyor :)

yanı sıra fikirlerimi desteklemek zorunda olmadığın gibi beğenmek bile zorunda da değilsin. hatta bu sebepten, gönül isterki senle rakımızı alalım, iki muhabbet edelim karşılıklı :)

hem ben sana bi sevtap'ta bulurum belki, fena mı olur? sevtap sen ben içeriz boğaza karşı... harbi bak :))

gerisi önemli değil... dedi ki...

üniversitede akvaryumda sazan yetiştirmiştik. balık şerefsiz çıktı, japon balıklarının kuyruklarını yiyordu. oysa biz onu akvaryuma ağbi olsun, evrim geçirsin, küçük balıkları korusun, kollasın diye koymuştuk. cezasını kestik hemen, yağda kızarttık :)

anlayacağın balıklarla aram iyidir!

harbi bak diyorsun, olmuyor, klasik bitiş lafımı(bak sahipleniyorum bu lafı, ben ki organlarımı bile sahiplenmem, burnum değil, burun) çalmış oldun! başkası yazınca şunu diyesim geliyor: shut up!

ben mutfakta aşçı, yolda beyfendi, yatakta uyumayı seçtim. rakı işini bi ara hallederiz sanırım. keyfine bak! (hadi, sıkıysa bunu da sahiplen)

zerdüşt dedi ki...

halbusi japonlar ve sazanlar aynı ailenin fertleri olsa gerek. neden birbirlerini yemişler annamadım dersen yalan olr. :) japonlar benim alet kadarsa ve sazan da zenci pipisi gibiyse (afedersin) yer tabi :)

madem kızmışsın, susuyorum aynı zamanda iki tek atalım diye sabırsızlanıorm. hatta şimdi bakkala gibi nevaleyi alıp geliyorum..

ben gelene kadar; keyfine bak :)))

gerisi önemli değil... dedi ki...

kuyruğunu yedi japonların, tamamını değil :)

bide sazanı akvaryuma attığımızda küçüktü, çok büyüdü akabinde.

ben seni tanıyor muyum? sözlüklerden falan?

zerdüşt dedi ki...

alla alla dedim bak şimdi.. hangi sözlükten diyecem fekat hiç sözlükte yazmadım ki :) ekşide 11nesil çaylak olduumu farkedince bi kaç yorumdan sonra sallamadım bi daha..

ben seni tanıyor muyum? :D

cidden böyle düşündüm şimdi..

gerisi önemli değil... dedi ki...

ben de seni tanımıyorum :)

zerdüşt dedi ki...

üzüldüm bak şimdi. cidden tanışmak isterdim senle. hatta mesleğini merak ediyorum :)

 
>