18 Şubat 2009 Çarşamba

ot - kedi otu (kedi ve ot sevenler size diyorum!)

mını skm çok hastayım olm. yatıyorum yatıyorum kafa mal gibi. cuma gününden beri işten erken çıkma bahanem olmasından şikayetçi değilim tabi ama insanın zinde olmaması ne kötü lan..

hem beni kim görse: "ilaç içiyo musun?" diyo. ilaç ne mına koyim lan.. ilaç ne? bi ton ilaç var.

he içiyom ben. cumadan beri 1 kutu prozac çaktım anasını satiim hala nezleyim. nooldu doktor? o da ilaç değil mi? ne baktın suratıma.. ondan kafa mal gibi zaten.

kimyasala karşıyım hemşo anlamıo musun? yok haptı, ilaçtı... geç bunları babo. bi içiosun. bu tarafı düzeltiyo ötekisini yamultuo..

yıllar yıllar önce, migren tedavisine başladım. doktor 3 farklı "ilaç" yazdı. bi de üstüne "sen psikolojik tedavi de gör" dedi.. "ilaç"ların biri sakinleştirici, biri uyku problemim olduğu için uyku haplarından biri, öteki midem ağrıyınca kullanmam için ağrı kesici. sokim öyle tedaviye lan ben.
o tarihte hapları çakıyorum günde iki kere, kafa zaten bi dünya. kullandığım hiç bişi ööle yapmadı lan beni. ne trafik kazası kaldı yapmadığım, ne dayak yiyip eve dönmediğim. "ne kafası bu hacı" dedim kendime. "sokarım" dedim "kimyasal yok".

o gün bu gündür, her şeyi bitkiselle tedavi ediyorum ben. mesela geçenlerde elimi yardım bıçakla. (evet malım) (niye vida sıkmak için bıçak kullanıyosun ki?) herkes tutturdu bi dikiş attıralım, yok yara kapatıcı toz alalım eczaneden. bu ne panik lan? eski şavaşlarda adamların kolları kopuyomuş. ne öyle steril dikişler ne de yara kapatıcı toz varmış.

dedim "bi gidin lan." aldım sigarayı yaktım önce, yarısını içip küllerini biriktirdim. biriken külleri yaraya döktüm kan durdu. kesiği kapatmak için de bastım sigarayı yaraya. bi saat sonra da "zeytin yağında bekletilmiş kudret narı" sürdüm. oh mis. geçti işte.. ne dikiş izi var ne yara izi. daha bi ay oldu-olmadı. hem dikiş attırsaydım daha yeni aldırmıştım, ve haftada bir pansumana gidiyodum..

neyse nezleyim işte. ilaç kullanmıyorum, zencefilli- kara biberli - ıhlamurlu - limonlu filan böyle karışık bi bitki çayı içiorm.

bitki filan demişken, öyle aktardan almak filan da yok. onlarında alayını ya hormonlu yada seralarda üretiyolar zaten. öyle tedaviye de sokim. kendi bitkini kendin yetiştiriceksin kanka. bildiğin doğal gübreyle filan. yada çıkıp doğada filan topla işte. tabi hangi bitkinin ne olduğunu tanıyosan. ben tanıyorum misal. hep kendi bitkimi, ağacımı, baharatımı, otumu kendim yetiştiririm.

organik hayat diyorum abi. bursada da bunu anlata anlata, "organik yaşam" akımına dahil ettiğim iki üç kişi var. ne mutluyum mesela. bende olmayan bi bitki onda olabiliyo, onda olmayan bende olabiliyo. hem herkes daha az çeşidi daha iyi yetiştiriyo. uzman tadındayız. hepimiz uzaman olduğu ağaç ve ot ayrı. (ot demişken kekikte bi ottur) (bütün bitkiler ot değil midir zaten? :P)

uzun lafın kısası, bi ton bitki çeşidim var şimdi. ama eksik olan, arayıp bulamadığım bi kaç çeşidim kaldı. bunlardan biri "kedi otu." (valerian root - latincesi) (aha bu fotodakinden)

kedisi olanlar bilirler; bu ot kediler için süper bi afrodizyaktır. hayvancağız kokusunu duysun, kökünü bile yer bunun. ben de kökünü ve yapraklarını çiğnemek istiyorum bu sevimli ve masum bitkinin.

fekat sandığınız gibi bu sevigli ot insanlarda afrodizyak etkisi değil de; "yarım dideral ('ilaç') çakıp, üstüne de iki fırt güldüren çekmişsiniz" etkisi yapıyo. hemide organik işte..
bundan arıyorum. bursada çiçekçilerde tohumcularda vs bulamadım. ayrıca kesinlikle yasal bir bitkidir. hatta organik destekçisi "doktorlar" bunu, benim gibi migreni ve insomniası olanlara öneriyorlar. ondan arıyorum yani. yoksa fazla doz kullanıp kafa yapmak gibi bir niyetim olduğu sanılmasın.

vel'hasılı - kelam (arapça sözün kısası demek); bu ottan yada tohumdan elinde olanlar:

Bana bi selam çakın. kargoyu da karşılarım allahıma.

NOT: benim gibi gripten kafasını kaldramayan aklı selimler; bol zencefilli ve ıhlamurlu çay için. bide c vitamini. (yarım baş sarmusaada yuddun mu bişeciin komaz) ahahah

5 yorum:

Curly dedi ki...

:) bende senin gibi ilaç sevmeyenlerdinim.Gribi yeni atlattım ama şimdide öksürüğü kaldı onun içinde her sabah aç karnına turp suyu içiyorum :) Nasılmı yapılıyo :
Ufak boy bir turp alınıyo ortası oyuluyo oyulan çukura bal koyuluyo sonra bir kasede bekletiliyo 1 saat gibi bir sürede bir bakıyosun turpun suyu çıkmış hemde ballı su tadı biraz mentollu gibi sabahları pek güzel olmuyo ama ilaç içmekten iyidir...

zerdüşt dedi ki...

bak bunu bilmiyordum işte. :) iyi oldu öğrendiğim.
bu arada ben öksürük için gülhatmi ve papatya çayını balla karıştırıp içiyorum. tavsiye ederim.

hatta benim gibi abartıp zatürre gibi öksürmeye başlarsan kekik çayı da yapabilirsin. hem zihni açar :)

bronşit için de mürver çayı tavsiye ediyorum. ama yanında bi kaç paket peçete- selpak al burnunu silmek için bence. :))

Curly dedi ki...

Tamam denicem saol :)

eva dedi ki...

oh benim kafalar:) Taptım sana valla:) Kediotu aklımda bakınıım sağa sola:)

zerdüşt dedi ki...

kedi otu bulup bana yollaman kadar hiç bişi beni mutlu edemez eva :)Şimdiden teşekkür. (tabi benim için sağa sola bakıncaksan)

bu arada utangaç bi yorumcu olduum için burdan sööliim: "teşvikiye'de voodo yapma sanatı" serisini çok beğendim :)

 
>